Kaz Dağları, Balıkesir


Çanakkale-Balıkesir sınırında yer alan Kaz Dağları, ülkemizin doğa harikalarından birisidir. Milli Park ana girişi Balıkesir il sınırları içerisinde yer alan Zeytinli Köyü’ne birkaç kilometre mesafededir. Bakanlar kurulu kararıyla sadece Kaz Dağları Milli Parkı’nda yapılan bir uygulama olan alan kılavuzu zorunluluğu hem yöre insanının hem de doğaseverlerin bu dünya cenneti alandan yeterince faydalanabilmesine maalesef engel teşkil etmektedir. İster hiking, ister trekking isterseniz kamp amaçlı gidin alan kılavuzu almadan Milli Park alanına girmeniz mümkün değil. Kendi kamp ekipmanı olan rehberler mevcut, onların da sizinle konaklaması gerektiğini ve gece konaklamaları için de ücret ödeyeceğinizi unutmayın. Rehberlere, Zeytinli Köyü içerisinde yer alan Alan Kılavuzları Derneği’ne uğrayarak ya da Milli Park girişindeki görevlilerle iletişime geçerek ulaşabilirsiniz. Bölge ve alan kılavuzluğu hizmetlerini http://www.milliparklar.gov.tr/mp/kazdagi/?sflang=tr ve/ya http://www.kazdaglari.com/klavuz/klavuz.html adreslerinden inceleyebilirsiniz ama tavsiyemiz seyahatinizi planlamadan önce Alan Kılavuzları Derneği’ni arayarak detaylı bilgi almanız.

Nasıl giderim?

Toplam mesafe 400 kilometrenin biraz üzerinde. İstanbul’dan çıkıp Gebze, Gemlik, Karacabey, Susurluk, Balıkesir ve Edremit’ten geçerek Zeytinli Köyü’ne ulaştıktan sonra tabelaları takip ederek Milli Park alanına ulaşabilirsiniz. Tabelalar oldukça küçük olduğu için gözden kaçırmamaya dikkat edin.

 Nerede kamp yaparım?

Kamp yapmak için Milli Park içerisinde belirlenmiş alanları kullanabilirsiniz.

Hem rehber, hem Milli Park girişi, hem de çadırlı konaklama için ayrı ayrı para ödemek istemiyorsanız yine Zeytinli Köyü içerisinden yerel kamp alanlarına yönelebilir, sadece çadır kurmak için günlük ödeme yaparsınız.

Edremit ve civarında kamp alanı sayısı yüksek olsa da sezon dışı dönemlerde genellikle kapalı oluyor. Kaz Dağları Milli Parkı sınırından akan akarsu üzerine kurulmuş 3 ayrı kamp alanı mevcut. Endes, Hızır ve Akaleos.

Endes’in çadır kurmak için ayrı, otantik taş evlerde konaklamak için ayrı iki yeri mevcut. İki alan da gayet güzel. Hoş bir atmosfer sunan taş evlerde soba da bulunduğu için kışın da rahatlıkla konaklanabilir. Sahipleri oldukça cana yakın ve yardımsever.

Akaleos, hem ağaç evde hem de çadırda konaklama imkanı sunuyor. Her iki olanak da aynı tesis içerisinde ve ortalama bir kalitede. Sezon dışı kapalı.

Hızır Kamp, dolu olduğu gerekçesiyle içeriyi görmemizi bile müsaade etmediği için herhangi bir yorum yapmak maalesef mümkün değil, sadece girişteki görevlinin çok da kibar olmadığını söylememiz lazım.

Yine bölgede Hasanboğuldu/Sütüven Şelalesi’ni ziyaret edip çadır kurmak isteyebilirsiniz ama hem alan yetersizliği hem de sezon içerisinde günübirlikçiler nedeniyle pek mümkün olmayabilir.

Bir diğer seçenek ise Narlı üzerinden ulaşabileceğiniz Darıdere Milli Parkı civarı. Milli Park, özel işletmede olduğu, işletmecinin de alanı genel olarak kilo vermek isteyenler için sağlık turizmi amaçlı kullandığından park sınırları ziyaretçilere kapalı, kampçılara pek de sıcak bakmadığının altını çizmek lazım. Darıdere Milli Parkı’na varmadan ve parkı geçtikten sonra aracınız uygun ise ayrılan dar toprak yolları kullanarak kendinize özel, doğayla iç içe kamp alanları bulabilirsiniz.

Görülmesi gereken yerler:

Bazen akarsu kenarından bazen de içinden yapacağınız geçişlerle keyifli yürüyüşler yapabilirsiniz. Darıdere Milli Parkı’nı geçtikten sonra ulaşacağınız tepelerde hem güzel bir yürüyüş yapar, topladığınız doğal kestaneleri ateşte pişirerek afiyetle yiyebilirsiniz.

Bitki örtüsü (Flora)

Bölgede yaklaşık 1.000 bitki çeşidi bulunmakla birlikte bunların 15 adedi yalnızca Kaz Dağları’nda yetişen endemik türlerdir. Zeytin, çam, köknar ve kestane ağaçları bölgesel olarak dağılım göstermektedir.

Yaban Hayatı (Fauna)

Karşılaşma ihtimaliniz oldukça düşük olsa da bölgede Karaca, Yaban Domuzu, Porsuk, Sansar, Kurt ve Ayı bulunmakta. Bölgedeki sırtlan ve vaşak nüfusunun tükendiği düşünülmektedir. Akrep ve başta yılan olmak üzere sürüngenler de bölgede oldukça yaygındır.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Özel kamp alanları dışında konaklayacaksanız orman içerisinde yakacak odun bulmanız oldukça kolay fakat yetkililerle sorun yaşamak istemiyorsanız ve aracınız da müsaitse odununuzu mutlaka yanınızda götürün.
  • Bölgenin tamamı bitki örtüsü nedeniyle yangına karşı yüksek hassasiyete sahip, Orman İdaresi görevlileri de bu konuda oldukça hassas. Gerekli önlemleri mutlaka alın.
  • Özel kamp alanlarında konaklama planınız varsa, hangi kamp alanını tercih ederseniz edin, gitmeden önce uygun yer olup olmadığını mutlaka kontrol edin.
  • Bölgeyi gerçekten iyi bilmiyorsanız Zeytinli Köyü civarında serbest kamp yapabileceğiniz alan aramanın boşa zaman harcamak olduğunu unutmayın.
  • Akarsularda her zaman su bulunsa da doğal olarak yaz mevsiminde ve özellikle sonunda akarsuların debisi oldukça düşüyor, bu dönemlerde giderseniz hayal kırıklığı yaşamayın.

 

20160930_141532 20161002_172415_hdr 20160930_155756_hdr 20161001_091800 20161001_091939 20161002_110229

 

Torkul Göleti ve Yaylası, Düzce


İstanbul’a çok yakın ve mutlaka görülmesi gereken yerlerden birisi de Torkul Göleti’dir. Düzce’ye bağlı Uğurköyü sınırları içerisinde yer alan gölet alışveriş yapabileceğiniz en yakın yerleşim alanına (Beyköy) her ne kadar 25 km uzaklıkta olsa da yolun yapısı nedeniyle yaklaşık 45 dakikalık mesafededir.  Göletin bulunduğu bölgede bir çeşme var ama herhangi bir tesis mevcut değil. Güzel havalarda, özellikle hafta sonları piknikçi ve balıkçı açısından zengin olsa da hava kararmadan gideceklerdir. Gölete yaklaşık 1,5-2 km mesafede olan yaylada yaz mevsiminde yaşayanlar bulunmaktadır.

Nasıl giderim?

Toplam mesafe Sarıyer’den ~250 km. TEM veya E5’i kullanarak Düzce’ye ulaşmanız gerekiyor. Düzce merkezden öncelikle Beyköy tabelalarını takip edin, ulaştıktan sonra Torkul Yaylası ve Torkul Göleti tabelalarını göreceksiniz. Düzce içerisinde yerli halkın büyük çoğunluğu göleti ve yaylayı ismen bilmiyor, gerekirse Odayeri Yaylası olarak sorun. Beyköy’den sonra yol toprak ve oldukça da virajlı. Ulaştığınızda yol yayla ve gölet olmak üzere ikiye ayrılacak, tabi ki gölet tabelasını takip edeceksiniz.

Nerede kamp yaparım?

Araçlar kamp yapılabilecek bölgeye kadar inmiyor, gölün çevresi genel olarak eğimli olsa da tam karşıda göl çevresinde kısa bir yürüyüş yapmanızı gerektiren çadır kurulabilecek düzlük alanlar mevcut. Gölet kenarına indiğinizde soldan değil, sağdan dolaşın.

Görülmesi gereken yerler:

Aracınızı park edeceğiniz yer gölete yukarıdan bakan bir nokta. Neredeyse nefes kesen bir manzarayla karşılaşacaksanız desek yeridir. Gölet küçük olsa da çevresinde orman içerisinde birkaç saatlik bir yürüyüş yapıp, mevsimindeyseniz toplayacağınız dağ çileklerini afiyetle yiyebilirsiniz. Ayrıca biraz yokuş olsa da yaylaya 15-20 dakikalık bir yürüyüşle ulaşabilirsiniz, gerçekten güzel bir manzara sizi karşılayacak. Torkul Yaylası’na yaklaşık 6 km mesafedeki Odayeri Yaylası farklı güzellikte bir yürüyüş rotası oluşturacaktır. Bir de gölet kenarında bulunan sal ile gölün ortasına kadar giderek güzel fotoğraflar çekebilir, manzara eşliğinde balık tutabilir veya kahvaltı edebilirsiniz.

Bitki örtüsü (Flora)

Bölge akçaağaç, çam, kayın, köknar, kestane, gürgen ağaçlarıyla kaplıdır.

Yaban Hayatı (Fauna)

Karşılaşma ihtimaliniz oldukça düşük olsa da bölgede Kızıl Geyik, Yaban Domuzu, Kurt ve Ayı bulunmakta. Göletten güzel bir akşam yemeği için sazan balığı tutabilirsiniz. Bazen uykunuzu bölecek kadar ses çıkaran kurbağaları da unutmamak lazım.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Yaylada yaşayan insanlar oldukça sıcakkanlı ve yardımsever. Sadece yazın orada olduklarını unutmamak gerekiyor.
  • Kamp alanına dik eğime sahip, yağmurlu havalarda oldukça kaygan bir patikadan inip çıkacağınız için çok fazla ve/ya ağır eşyalarla gitmeyin.
  • Orman içerisinde nemli de olsa yakacak odun bulmanız oldukça kolay, sürekli ve daha uzun yanan kuru kayın ağaçları bulabilirseniz gece boyunca güzelce yanan bir ateşiniz olacaktır.
  • Geceleri yiyeceklerinizi ve çöplerinizi çadırınızdan uzakta ve bir ağaç dalına asarak yerden yüksekte tutun ve mümkünse kamp alanınızın çevresini aydınlatın.
  • Yaklaşık 1250 m rakıma sahip bölge mevsime göre geceleri haliyle daha soğuk olmakta ve sık sık yağmur almaktadır.

 

 

Cehennem Şelaleleri, Kırklareli

phototasticcollage-2016-09-15-12-03-57


Cehennem Şelaleleri bize göre Marmara Bölgesi’nde mutlaka görülmesi gereken yerlerden birisi. En yakın yerleşim yeri olan Kızılağaç Köyü yaklaşık 10 km mesafede, küçük ihtiyaçlarınızı Kışlacık köyünde bulunan birkaç bakkaldan karşılayabilirsiniz. İstanbul’dan alışveriş yapmadan çıkacaksanız yol üzerinde Saray veya Vize ilçesinde ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz. Şelalelerin bulunduğu bölgede herhangi bir tesis bulunmuyor. Gün içerisinde az sayıda da olsa piknikçiyle ve İstanbul’dan günübirlik yürüyüş için gelen ekiplerle karşılaşabilirsiniz ama hava kararmadan gideceklerdir.

Nasıl giderim?

Toplam mesafe Sarıyer’den ~210 km. TEM veya E5’i kullanarak Vize ilçesine ulaşmanız gerekiyor. Vize (Kırklareli) ve ardından Kızılağaç köyünü geçtikten sonra önünüze çıkan yol ayrımından Sivriler-Demirköy yönüne (üst resim) dönüp yaklaşık 2 km ilerleyip küçük bir tabeladan (alt resim) toprak yola giriyorsunuz. Ağaçların arasında keskin virajlarla örülmüş yokuş aşağı toprak yolu yaklaşık 4 km takip ettikten sonra aracınızı park edeceğiniz geniş bir alana ulaşıyorsunuz.  Bu noktada geniş alanın vadiye doğru bağlandığı yerde yine oldukça küçük bir tabela göreceksiniz. Yer yer taşlarla kaplı yokuş aşağı toprak patika dik bir eğimle sizi yaklaşık 300-400 m sonra düzlük alana getirecek. Patikanın zemini oldukça kaygan ve bazı bölümleri akan su nedeniyle oyulmuş, yürürken dikkatli olmanızda fayda var.

Nerede kamp yaparım?

Patikanın sonunda ulaştığınız alan ve çevresi genel olarak çadır kurmaya uygun. Vadinin doğal yapısı itibariyle çok geniş bir düzlük alan beklentisinde olmayın ama yaklaşık 10-12 çadır kurulabilecek kadar yer var. Bir veya iki kişilik bir çadırınız varsa akarsu çevresinde de kendinize yer bulabilirsiniz.

Görülmesi gereken yerler:

Düzlükte akarsuya yüzünüzü döndüğünüzde hem sola hem de sağa doğru gidebilirsiniz. Sola, yani suyun akış yönüne doğru ilerlediğinizde hemen 50 m ileride aşağı doğru akan küçük bir şelale görebilirsiniz. Sağa, yani suyun akış yönü tersine gittiğinizde taraçalar halinde muhteşem kaya oluşumlarının arasından akan birçok küçük şelale görürsünüz. Düzlük alandan yaklaşık 1500 m ileride ise yaklaşık 12-13 m yükseklikten akan bir şelaleyle karşılaşacaksınız. Vadiye yukarıdan bakmak isterseniz düzlük alanın sırtından yukarı doğru devam eden toprak yolu takip edebilirsiniz.

Bitki örtüsü (Flora)

Longoz ormanlarını andıran bu bölge ağırlıklı olarak sık lifli Akasya ağaçları ve dikenli bir bitki örtüsüyle kaplıdır.

Yaban Hayatı (Fauna)

Karşılaşma ihtimaliniz oldukça düşük olsa da bölgede Kızıl Geyik, Karaca, Yaban Domuzu ve Kurt, akarsu içerisinde yenmeyecek kadar küçük balıklar ve tatlı su yengeci bulunmakta.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Kamp kurulacak alan derin bir vadi içerisinde yer aldığı için gün daha geç aydınlanmakta ve daha erken kararmaktadır. Varış zamanınızı buna uygun olarak ayarlamanızda fayda var.
  • Kamp alanına dik eğime sahip kaygan bir patikadan inip çıkacağınız için çok fazla ve/ya ağır eşyalarla gitmeyin.
  • Orman içerisinde bile olsanız yanacak küçük çalı çırpı bulmak o kadar kolay değil. Ateş yakmak için önerimiz odununuzu yanınızda getirmeniz veya bulacağınız kuru akasyaları ince parçalara ayırmanız.
  • Geceleri yiyeceklerinizi ve çöplerinizi çadırınızdan uzakta ve mümkünse bir ağaç dalına asarak yerden yüksekte tutun ve mümkünse kamp alanınızın çevresini aydınlatın.
  • Sonbaharın son, ilkbaharın ilk günlerinde geceleri ısının donma derecesine yaklaşabileceğini ve şiddetli yağmurları göz ardı etmeyin.

 

Scroll Up
error: Kopyalanamaz!!!